Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

Yaşamsal BLOG

Biraz hayal, biraz gerçek...

Mayıs 2008 tarihli yazilar (sayfa 1)Mayıs 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar

Az ileriye taşındım !

Uzun süredir burada yazmıyorum. Çünkü taşındım. Az ileriye, iki dükkan öteye :)

Bloggum.com SEO olarak çok güçlü ama blogger daha profesyonel. Bir tercih yapmak zorunda kaldım ve malesef taşındım.

Yeni yazılarımı miraysdiary.blogspot.com adresinden takip edebilirsiniz.

Belki ilerde yine burada yazmayı düşünebilirim. Ama ne zaman, şimdilik bunu bende bilmiyorum.

22 Mayıs 2008: Sağlık Alanında Gözüme Takılanlar

  1. İnsan soyunu bitirebilecek şok gelişme (İngiltere'de Avam Kamarası, tıbbi araştırmalar için insan-hayvan hücrelerinden oluşan embriyolar üretilmesine olanak sağlayan yasayı onaylamış) #

22 Mayıs 2008: Eğitim Alanında Gözüme Takılanlar

  1. Artık her ilin bir üniversitesi oldu (85 olan üniversite sayısı 95'e çıkacak) #
  2. İlköğretimde kayıtlar 1 Haziranda başlayacak (Kayıt başvuruları bu sene, ilköğretim okullarında 1 Haziranda, ortaöğretimde 15 Ağustosta başlayacak) #
  3. Okullu olmak için son şans (Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 10-14 yaş arasındaki hiç okula gitmemiş veya okuldan ayrılmış çocuklara “okula gitmeleri’’ için bir defalığına şans tanıyacakmış) #
  4. Matematik Köyü açılıyor (Şirince'de Matematik Köyü açmak isteyince bürokrasi yüzünden başına gelmedik kalmayan Prof. Ali Nesin nihayet tüm engelleri aştı. Köy 16 Haziran'da açılıyor) #
  5. Okul zillerine ince ayar (Bakanlık okullarda zil çalma süresini 5 sn ile sınırlandırıyor) #
  6. Lise son sınıf öğrencilerine ÖSS tatili (9-13 Haziran tarihleri arasında son sınıf öğrencilerim okula gelmeyecek) #

22 Mayıs 2008: Bilişim Alanında Gözüme Takılanlar

  1. Uzaydaki kayıp madde bulunmuş (Yeri belirlenen kayıp maddenin, galaksiler arasındaki boş uzaya, aşırı ısınmış oksijen ve hidrojen olarak yayıldığı sanılıyormuş) # 
  2. Son 3 yılın en hızlı yayılan virüsü: girls aloud.mp3 (McAfee yetkilileri bu kadar hızlı yayılan virüsü son 3 yıldır ilk defa görmüşler) #
  3. Firefox mu, İnternet Explorer mi yoksa Safari mi? (En hızlı internet tarayıcısı hangisi?) #
  4. Bilgisayarımızı etkileyen 10 büyük hata (Bazen hata yapabiliriz ama hatayı bilgisayara karşı yapıyorsak daha dikkatli olmalıyız) #
  5. Touch Wall: Dokunmatik duvar (Microsoft'un yeni oyuncağı) #
  6. Kingston 16 Gb Sd kart (Özellikle dijital fotoğraf makineleri için) #
  7. Google'den ücretsiz web sitesi (googlepages değil, daha yeni bir hizmet) #
  8. Moskova'da bir metro istasyonunda kameraya kayıt edilen intihar olayı #
  9. Ücretsiz SMS Servisi: Maç Hatırlatıcı (Google Calendar kullanarak sistemi kendi takviminize ekliyorsunuz ve SMS alma seçeneğini işaretleyerek maçlar başlamadan hemen önce Google tarafından cepten uyarılıyorsunuz) #
  10. MEB yazarlık yazılımı eğitimi (Adobe fireworks, Adobe flash, Adobe dreamweaver, Adobe premiere elements, Audacity yazılımlarının sesli ve görüntülü anlatımı, çok hoş) #
  11. İnternet Explorer'i şahlandırın (Explorer'i 8 kat daha hızlı yapıyoruz) #
  12. Laptop çantası yerine Laptop askısı (Kışın olmaz tabi, yağmur suyu geçer laptop bozulur (:) #

Yatsı Namazının Abdesti İle Sabahı Kılmak

namazkil Başlığa bakıp dinine çok düşkün biri olarak algılanmayayım.

Dinime gerektiği gibi önem verseydim yatsı namazını gecenin bir saatine bırakmazdım.

Nefsimi sorguluyorum şu an. Ve sesleniyorum nefsime;

-Namazından daha değerli ne işin olabilirki?

Cevap veremiyor nefsim. Çünkü verdiği hiçbir cevap beni tatmin etmeyecek. Çünkü biliyor nefsim peygamberimizin ve sahabilerin savaşta dahi namazdan geri kalmadığını.

Keşke söz geçirebilsem nefsime, keşke yatsı namazını kılabilsem zamanında ve sabah namazına kadar da 1000 rekat namaz kılıp öyle girsem yatağıma...

Namazın önemini anlatan cd'ler dinlemeliyim, kitaplar okumalıyım, büyüklerin sözlerine göz gezdirmeliyim.

Ve birazdan okunacak ezanın ardından sabah namazımı kılmalıyım.

Dilemeliyim Rabbimden, namazı huşu içinde kılmayı bana lutfetmesini...

Çık Çıkabilirsen İşin İçinden

Osman Yüksel'in milletvekili olduğu yıllardır. Bir gün meclis kürsüsünde, kendisine laf atan vekillere dayanamaz ve:

          “-Bu meclistekilerin yarısı eşektir! der ve iner kürsüden.

          Bunun üzerine meclis karışır ve herkes kendisinden sözünü geri almasını ister. Arkadaşlarının da ricası ile tekrar kürsüye çıkar ve keskin zekâsını gösteren ve vekilleri rahatlatan şu sözleri söyler:

          “-Bu meclistekilerin yarısı eşek değildir!

İnce zekalı olmak diye ben buna derim. Şimdi çık çıkabilirsen işin içinden.

Kıbrıs Çıkarması ve Yaşanmış İlginç Bir Olay

1974'teki Kıbrıs çıkarmasına katılan bir asker anlatıyor:

         “-Çok şiddetli bir taarruz vardı. Mermiler kulağımızın dibinden geçiyordu. Siperde daha önce hiç görmediğim bir asker yanıma yaklaştı. Belli ki bizim birlikten değildi. Bir zarf çıkardı ve:

          “-Memlekete dönünce bu zarfı, üzerindeki adrese bırakır mısın?”

          “-İkimiz de döneriz inşallah” dedim.

          Israrla kendisinin dönemeyeceğini, benim ise memleketime ve aileme kavuşacağımı söylüyordu. Biraz isteksiz de olsa zarfı aldım. Ancak o çatışma sırasında birbirimizi kaybettik. Taarruz bitip memlekete döndüğümden bir-iki yıl sonra eski eşyaları karıştırırken o zarfı buldum. Unuttuğum görevi, geç de olsa yerine getirmek için İstanbul'a gittim. Üzerindeki adres, Aksaray'daki eski bir eve götürdü beni. Kapıyı yaşlı bir amca açtı.

          “-Merhaba amca. Ben Kıbrıs'ta savaşan oğlunuzdan bir mektup getirdim. Belki kendisi de gelmiştir.”
          “-
Bizim Kıbrıs'ta savaşan bir oğlumuz yoktu ki evlâdım.”

          Beni içeri davet ettiler. Eşi, bir fotoğraf albümü ile geldi. Fotoğrafları gösterip:

          “Sana  zarfı bu genç mi verdi?”

          “-Evet. Çok iyi hatırlıyorum. Buydu.” Ve işte o an beni şok eden ve hâlâ düşündükçe aklımı başımdan alan şu cevabı verdi:

          -Bu çocuk benim oğlumdu. Fakat onu 35 sene önce Kore harbinde şehit verdik...

Kim ne derse desin Dünya sırlarla dolu...

Dünya 5.si Sudoku Milli Takımımız Var

Dünya 5.si bir Sudoku takımımız varmış. Ben de yeni öğrendim. Zaman gazetesinin geçen haftasonu verdiği gençlik ekinde yazıyordu.

Türk Sudoku takımımız, Dünya Zeka Oyunları Federasyonu’nun geçtiğimiz ay Hindistan’ın Goa şehrinde düzenlediği dünya sudoku şampiyonasında beşinci olmayı başarmış.

Her ne kadar diğer medya organları çok nadir bahsetse de bu tür haberleri duydukça seviniyorum.

Üstüne üstlük yarışmaya 30 ülke katılmış ve takımımız bu 30 ülke arasından sıyrılarak 5. olmayı başarmış.

Tabi bu yarışmada yarışmacıların önüne konulan sudokular öyle bildiğimiz sıradan sudokular değil. Bizim bildiğimizin dışında 12 farklı sudoku çeşiti varmış ve yarışmacılara sunulan sudokular çok karmaşık türdenmiş.

Yarışmada ülkemizi temsil eden isimler şunlar:

ODTÜ Mühendisliği yüksek lisans öğrencisi Salih Alan (23), Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi Mehmet Murat Sevim (19), yazılımcı Murat Koz (39) ve takımın tek kadın üyesi matematik öğretmeni Fatma Doğu Bilgiç (26)

Sudoku en basit ifadeyle 1'den 9'a kadar sayıları aynı satır, sütun ve 3x3'lük karelere gelmeyecek şekilde yerleştirmeye dayanıyor.

Sudoku çözmek insanı bir nebze de olsa günlük hayatın stresinden uzaklaştırıyor. Diğer oyunlara göre biraz daha zihin çalıştırmayı gerektiriyor.

Sözünü etmişken online olarak sudoku oynamak isterseniz şurayı ziyaret edebilirsiniz.

Belkide Bir Kartalsın

Genç adam bir kartal yumurtası bulur. Onu kır tavuklarının yuvasına koyar. Kartal yumurtasından çıkan kuş, tavuk yumurtalarından çıkan civcivlerle birlikte atılır hayata. Mükemmel tüy rengiyle, iri ve güçlü kanatlarıyla, sağlam pençeleri ve keskin gagasıyla diğerlerinden farklıdır. Ama o bunun farkında değildir.
Diğer tavuklardan biri olduğuna inanarak büyür. Pislikleri eşeler, tohumları gagalar, gıdaklar, birkaç santim zıplayıp yeni bir şey gagalamak için kanatlarını döver. Çünkü tavuklar böyle yapmaktadır.
Bir gün gökyüzüne bakar ve inanılmaz bir yetenekle yelken uçuşu yapan muhteşem bir kuş görür.
“Ne güzel bir kuş! Nedir bu!” diye sorar.
“O bir kartal” cevabını verir, tavuklardan biri. Ve ardından,
“Bütün kuşların reisidir o. Sakın, aklından bile geçirme, sen onun gibi uçamazsın” der.
Tavukların içinde yaşayan kartal tavukların içinde ölür.

Belkide bir Kartalız.

Yapmayı denedik mi?

Yapmak istedik mi?

Yapabileceğimize inandık mı?

Cevabımız hayırsa tavukların içinde yaşayan bir kartal olarak göçüp gideriz bu dünyadan...

119 takipçi ve 33 e-mail abonesi

Feedburner (RSS) aboneliğimden üye olan arkadaşlara çok çok teşekür ediyorum. Hatta milyon kere teşekür ediyorum.

RSS nedir? kısaca belirteyim;

RSS internet sitelerini takip sistemidir. Yani haber sitesi, blog gibi gün içinde sürekli değişen siteleri, sitelere girmeden bilginin size gelmesini sağlayan sisteme RSS denir. Feedburner ise tüm dünyadaki en yaygın RSS yönetim sitesidir. [Alıntı]

Şu an itibariyle tam tamına 119 takipçim olmuş. Bunlardan aktivasyon işlemini gerçekleştiren arkadaşların sayısı henüz 33.

Daha dün 73 üyem varken bugün 119. Çok sevindirici. Bir günde 46 kişi artmış.

İnşallah en kısa zamanda kalan arkadaşlarda aktivasyon linklerine tıklarlar.

E-mail listeme abone olmak için ne yapmanız gerekiyor?

Çok basit :)

Aşağıda resimde görülen yere e-mail adresinizi giriyosunuz ve "Abone olayım" düğmesine basıyosunuz.

abonelik 

Açılan penceredeki 4 tane harfi, ilgili kutucuğa girip onaylıyosunuz. Hepsi bu kadar.

Bu işlemin ardından e-mailinize yazıları alabilmeniz için aktivasyon linki gelecek.

Gelen aktivasyon linkini tıkladıktan sonra bloguma yazdığım yeni yazılar otomatik olarak günde bir defacık sizi rahatsız edecek :)

Beğendiğiniz yazı olursa ilgili yazıya tıklayarak direk 3w.bloggum'daki metne ulaşabileceksiniz. Yani gazete kapınıza kadar gelecek.

Teşekürler Türkiye :)