Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Yaşamsal BLOG

Biraz hayal, biraz gerçek...

Yazılar

Dizilerdeki mantık hataları

unlem Onlarca dizi var, herkesin takip edip benim takip etmediğim.

Gerçi ben yüzde dosandokuzunu takip etmiyorum.

Ara sıra böcükler vadisini izliyorum. Oda Polat sevgimden ileri geliyor herhalde.

Dizilerin süreleri yaklaşık 90 dakikaya çıkınca ve piyasadaki dizi sayısının artışıyla beraber ortaya bir sürü mantık hatası çıkabiliyor. Bende zaten bu yüzden seyretmiyorum!.. desem yalan olur.

Milliyet birkaç dizideki birkaç mantık hatasını bir araya toplamış. İşte burada.

Daha mantıklı diziler çevirsenize kardeşim ! :)

Charlize Theron: Hollywood'un en zeki sanatçısı

Charlize ablamız,  kocasıyla birlikte verdiği bir röportajda, kocası Stuart Townsend ile birlikte İstanbul Film Festivali'ne geldiği dönemde yaşadıklarını anlatmış.

Theron, buradaki konuşmasında "Türkiye'ye gittik. Oraya gidince bir araba kiraladık ve Budapeşte'yi gezdik. Budapeşte'ye vardığımızda orası sanki Cannes Film Festivali gibiydi. Daha önce böyle bir şey görmedim" demiş.

Budapeşte neresiyse!.. Dili sürçtü filan diyecem ama bizim bu isme yakın bir şehrimiz bile yokki.

Kendisini Hollywood'un en zeki sanatçısı seçiyoruz. Tebrikler.

Reuters haber ajansının Gülen'e hitabı

fgulen Reuters Fethullah Gülen ve yurt dışındaki Türk okulları hakkında kapsamlı bir dosya yayınlamış.

Haber 'Türk İslam Vaizi: Tehdit mi Hayırsever mi?' başlığını taşıyormuş.

Reuters'in haberinde, Cambridge Üniversitesi'nden İslam araştırmaları uzmanı Timothy Winter "Gülen hareketinin ana amacı, laik ve dindar Türklerin hep birlikte eğitim vasıtasıyla yükseltilmesidir" demiş.

Bir yabancı bile Hocaefendi'nin icraatlerini başka bir ülkede yaşamasına rağmen görebiliyor. Ve bunu çok güzel bir uslupla dile getirebiliyor.

Bakmak vardır birde görmek.

Dışardan bakıldığında Fethullah Gülen Hocaefendi ve cemaatinin sanki şeriatı getirmek, rejimi değiştirmek gibi bir çabasının olduğu düşünülür. Gerçekten durum böylemidir? Elbette değildir. Tabi bakan değil gören gözler için...

Meşhur ve herkesce bilinen bir söz vardır.

"Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz"

Çoğu kimse bu sözün doğruluğunu savunur. İcraatlere bakar. Sözde...

Ama iş birilerini karalamaya gelince özellikle de bu karalama şahsi görüşlere dayanılarak yapılıyorsa vay haline karalanan kişinin. Karalayan merkeze aldığı kişiyi insafsızca yerden yere vurur. Dünya'nın en çirkef insanı olarak göstermek ister.

Oysa bilip bilmeden, araştırıp soruşturmadan ve karalanan kişinin şahsi görüşlerini ve yazılarını okumadan, icraatlerini görmezden gelerek yorum yapmak ne derece doğrudur?

Dünya'nın 100 entellektüeli arasında gösterilmiş bir şahsı, gurur vesilesi görmenin dışında ülkemizde ne yazıkki görmeyen gözler, duymayan kulaklar alay vesilesi yapabiliyorlar. Hiçmi vicdanlarını ellerine koymuyorlar?

Aslında herkes neyin ne olduğunu gayet iyi biliiyor. Fakat inkar etmek herkes için daha iyi bir çözüm yolu olabiliyor. Hani hayatta bazı fedakarlıklarda bulunmak, hayır işleri yapmak, iyi olmak, yardımsever olmak özde gerçekten çok zordur. Sözdeyse herkes hayırsever, yardımsever ve fedakardır.

İşin garip tarafı bu cemaati sevmeyen çoğu kimse bile çocuklarını bu cemaatin görüşlerini benimsemiş Türk okullarına gözünü kırpmadan gönderebiliyor. Sebebini sorunca daha iyi bir eğitim cevabını alıyorsunuz.

Yalnış neredeki acaba?..

Belkide insanların kendisiyle çelişmesindedir...

Okullarda yaz dönemi kıyafet uygulaması başladı

Her sene olduğu gibi bu sene de 15 mayıs-15 eylül tarihleri arasında okullarda geçici olarak yaz dönemi kıyafet uygulamasına geçildi.

MEB'in yayınladığı genelge şöyle;

tisort Erkek öğrencilerin ceket giymesi ve kravat takması zorunlu olmayacak. Erkek öğrenciler, öğrenciye yakışır, sade, kollu/yarım kollu gömlek veya tişört giyebilecekler,

Kız öğrenciler şeffaf olmayan, vucut hatlarını belli etmeyen, badi, streç ve benzeri darlıkta kıyafet olmayacak şekilde, öğrenciye yakışır, sade, kollu/yarım kollu gömlek veya tişört giyebilecekler,

Kıyafetlerin pedagojik esaslara uygun olmasına özen gösterilecek.

Kot, streç, tayt gibi pantolonlar ile okulca belirlenenlerin dışında simge, sembol, şekil ve yazıların yer aldığı, vücut hatlarını belli eden darlık ve türde yakasız, kolsuz kıyafetler giyilmeyecek.

Biz öğretmenlere getirilen serbestlik ise ceket giyme ve kravat takma zorunluluğunun kaldırılması.

Dikkat ettiğim nokta öğrencilere tişört giyme serbestliğinin olması. Geçen senelerde böyle bir özgürlük varmıydı bilmiyorum. Herhalde ben farketmedim.

Bakalım bakalım öğrencilerim bugünden itibaren okula nasıl gelicekler.

Msn spaces açmak: Her şeyiyle adım adım

msnspace Msn space nasıl açılır?

Msn space açmak elbette çok zor bir şey değil. Eğer space sayfası açmak isterseniz zaten Microsoft size adım adım yol gösteriyor.

Hani "şunu şuraya, bunu buraya girin" diye sizi yönlendiriyor ve nihayetinde okuma yazma bilgisi olan herkes kolayca msn space sahibi olabiliyor.

Yinede aklınıza takılan ayrıntılar olabilir. Eğer varsa bu konuyu baştan sona detaylarıyla anlatan, nette rast geldiğim çok güzel bir yazı var. Yazıya göz gezdirmek isterseniz şuraya bir bakın.

Uzman Tv (İzleyen bilir)

İnternet üzerinde milyonlarca site var. Kimi çok yararlı kimiyse çok zararlı.

Yararlı kategorisinde sayabileceğim bir sitede Uzmantv. Sitenin sloganı: İzleyen bilir.

uzmantvlogo 

Sloganından da anlaşılacağı üzere uzmantv.com birbirinden güzel eğitici videoların bulunduğu apayrı bir site.

Anne ve çocuk, güzellik, sanat, astroloji, hukuk, spor, iş, kariyer, eğitim, teknoloji, internet, motorlu araçlar gibi daha buraya yazmadığım bir çok kategoride özgün videolar bulunuyor.

Videolar akıcı, kısa ve sade.

Bir kaç tane video izledim ve sık kullanılanlar listeme ekledim.Gerçekten absurt videolar içermiyor ve çekimler profesyonelce hazırlanmış.

İnterneti faydalı bir araç olarak kullanmak isterseniz mutlaka göz gezdirin.

Dünyanın çivisi mi çıkmış?

Önce dünyanın en pahalı alan adlarını yazayım. (milyon dolar)

 Sex.com: 12.5
 Porn.com: 9.5 
 Diamond.com: 7.5 
 Business.com: 7.5 
 Casino.com: 5.5 
 Asseenontv.com: 5 
 Korea.com: 5 
 Wine.com: 3.3
 Creditcheck.com: 3
 Vodka.com: 3

dunyanincivisi Dikkat edin en pahalı ilk iki alan adı sex ve porn. Sadece bu veriye bakarak dünyanın çivisi çıkmış diyemem ama o çivinin pek de yerinde olduğunu söyleyemem.

Neden ilk iki alan adı huzur, mutluluk, sevgi, aşk vb. anlamlar içermiyor? Düşündürücü...

Halbuki günlük hayatta herkesin kullandığı kelimeler içerisinde huzura, mutluluğa, aşka ve sevgiye sıkça rastlarız. Hal böyleyken huzur.com, mutluluk.com, happy.com gibi site adları neden dünyanın en pahalı alan adı olmuyor?

Düşüncem insanların bu tür sözcükleri sıkça kullanmalarında samimi olmadığı yönünde. Yani hep huzurlu, mutlu, sevecen olmayı ve görünmeyi istiyoruz. Ya yalnız kalınca?

Elbette bu tür sitelere bir başkasının yanında hele hele bir topluluğun içinde girmek, azıcık utanma duygusu olan insan için zordur. O halde bu sitelere insanlar çoğunlukla yalnızken giriyor. İşte tam bu noktada "Samimiyet" dediğimiz kavram kendini gösteriyor.

Samimiyet söylediklerimizle yaptıklarımızın birbirini tutmasıdır. Gerçekten insanların söyledikleriyle yaptıkları bir olsa ilk iki sırayı sex ve porn kelimeleri alırmıydı?

Almazdı elbette. Hatta bu tür siteler hit alamadıkları yüzünden kapanır giderlerdi. Velhasıl dünyanın çivisi yerinden çıkmamak için bizlerden samimiyet istiyor...

Allah(c.c.) hepimizi sözde değil özde samimi kullarından eylesin.

Düşüncelerimi Mevlana'nın şu bildik sözüyle bitireyim;

"Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol"

Ya da şu sıralar sıkça kullanılan haliyle gözüme gözükme!..

Googlebook

Google her gün biraz daha büyüyor ve yeni uygulamalarla karşımıza çıkıyor.

Google talk, picasa, grup, gmail, dökümanlar, blogger derken şimdide meşhur sosyalleşme sitesi Facebook'a rakip olmaya hazırlanıyor.

Yeni hizmetinin adı "Friend Connect". (Ben olsam Googlebook koyabilirdim:)

admin_home 

Google yetkilileri "Friend Connect" adlı yeni yazılımla, kullanıcıların kişisel profil ve uygulamalarını diğer web sitelerine taşımayı düşünüyormuş.

Uygulama her web sitesi sahibinin, sitesine küçük bir parça kod ekleyerek, karmaşık bir program yazmak zorunda kalmadan yeni sosyal uygulamalar elde etmesine imkan tanıyacak.

Örneğin bir kullanıcı kendi web sitesinden ayrılmadan diğer arkadaşları veya kişiler ile iletişim halinde olabilecek. Yazılım şu an beta aşamasında ve birkaç site tarafından da kullanılıyor.

Google'nin sunduğu örnek sitelere göz atabilirsiniz.

1. http://www.mylatestpiece.com/

2. http://www.ossamples.com/recipes/

3. http://www.ingridmichaelson.com/ilike

4. http://www.bibleapps.com/

Uygulama hakkında henüz pek fazla bilgim yok. Şu an için bu kadarını öğrenebildim. Ancak Google şimdiye kadar sunduğu hizmetlerde basitlik, sadelik, kullanılabilirlik ve anlaşılabilirliği her daim ön planda tuttu. Bu hizmetinin de hızla yaygınlaşacağını şimdiden hayal edebiliyorum.

Atatürk'ün hiç bir yerde yayınlanmayan videosu

atatürkveabdlielçi Atatürk'e dair bir çok video izlemişinizdir.

Bende izledim fakat bu başka.

Şimdiye kadar bu videoyu hiç izlememiştim.

Atatürk o eşsiz uslubuyla bir kez daha beni kendine hayran bırakıyor.

Ve bakın Amerikalı büyükelçiye nasıl ders veriyor.

Radyasyon, Abdest ve Ben...

Sıkı durun. Bu üçü arasında nasıl bir bağantı kurucam. Yazayım;

Günümün büyük kısmı bilgisayar öğretmeni olduğum için bilgisayar başında geçiyor. Şu sıralar blog yazma işine de girdim daha bi bilgisayarkolik oldum. Güzel paylaşımlar yapmak için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Bazen saatlerce bilgisayarın başında oturup kaldığım oluyor. Belkide internet bağımlısı oldum. Bilmiyorum...

İşte böyle saatlerce bilgisayar başında oturduğumdan dolayı yüzüm, gözüm heryerim radyasyon içinde kalıyor. Bazen beynimin sulandığını hissediyorum.

Tam bu esnada bir ses yükseliyor minarelerden. "Haydi Namaza" diyor uzaklardan gelen bir ses. Nihayet bilgisayarımı bir köşeye bırakıyorum. Gömleğimin kollarını veabdest  pantolonumun ayaklarını güzelce sıyırıyorum. Geçiyorum sesi huzur veren suyun başına. Ellerimi, ağzımı ve burnumu yıkadıktan sonra sıra yüzüme geliyor. Suyu yüzüme çarptıkça hafiflediğimi hissediyorum, tekrar yüzüme çarpıyorum ve tekrar. Nihayet kendime geliyorum. Abdesti bitiriyorum ve namazlığa doğru yürüyorum. Yürürken anlıyorum abdestin binlerce faydasından bir faydasını daha. Yüzüme çarptığım sular beni günahlarımdan arındırdığı gibi, yüzümü ve gözlerimi de radyasyondan arındırıyor.

Abdestin faydalarını saymakla bitiremeyiz elbette. En başta bedeni temizlik, ardından Rabbinin huzuruna tertemiz çıkmaya vesile. Miraca hazırlık bir bakıma. Dünyevi herşeyden sıyrılıp, uhreviyete giden yolda ilk basamak. Bakalım geçen günler, abdestin bilinen faydalarının dışında daha ne gibi faydalarının olduğunu gösterecek bana...